Arifan İlmi ve Fikri Araştırmalar Vakfı Sivas - Türkiye
20.09.2019
Açıklama

KALEM VE KELAM EHLİ GENÇ ALİMLER PROGRAMI
 
Müslüman bir ülkeyiz. Müslüman bir milletiz.
 
Hayatı ve dünyada varlık gayemizi inandığımız gibi tarihî tecrübemizde ki merhamet, asalet, adalet ve liyakat esasları ile bize özgün haliyle tekrar tesis edecek ilim ve irfan sahibi bir gençliğin yetiştirilmesine çok muhtacız.
 
Bizi manen var eden temel değerlerimize bağlı ve sabit kalarak yaşadığımız dünyayı anlamak ve başkalarına da alemin varlık gayesini bihakkın sunabilmek için dünyayı her yönü ile anlamayı ve içinde bulunulan bu büyük hengameden insanlığı çıkarmayı dert edinen bir neslin ihya ve inşasına acil ihtiyaç olunduğu herkesçe malum bir husus.
 
İlimde, irfanda, kültürde ve medyada söz sahibi bir nesil yetiştirmek için elimizi çabuk tutmaz isek gelecekte şu mevcut varlığımızdan söz etmek hayal ve abes olacaktır.
 
On beş asırlık eşsiz medeniyetimizi ve fikir dünyamızı tesis eden; ilim, irfan ve hikmeti bize özgün modeli ile asrın insanına ulaştıracak ve idrak ettirecek imkan ve üsluplar ile tekrar tesis etmemiz zarurettir.
 
Kelamı ve kalemi ile yerli ve milli duruşu tesis edebilen, toplumun önünü manen açabilen, batının zihinleri iğdiş eden dayatmalarından kendisini ve cemiyeti azade kılacak bir neslin yetiştirilmesi için gerekli eğitim modeli; tarihi müktesebatımızda mevcut olup bizim kendisini efradına câm’i tespit ve tekrar tesis etmemizi beklemektedir.
 
Kelamı ve kalemi ile dünyevileşmeyen ve cemiyeti dünyevileştirmeyen bir dili sunabilirsek o zaman hayata ve var oluş gayemize yeniden tutunabiliriz. Aksi halde bu açık kapatılmaz ise yok olmamız, tarihin derinliklerinde kaybolmuş milletlerden ve kavimlerden de anlıyoruz ki, kaçınılmazdır.
 
Her alanda manevi tahribatın, inkarın ve boşluğun cemiyette geçmişe nazaran daha müessir şekilde yayılmaya başladığını yakinen müşahede etmekteyiz: Kendine ait nasları ile, değerleri ile, örfü ile, tarihi ile kavgalı ve medeniyet varlığını ayakta tutan her şeyi sorgulayan veya kimi zamanda inkâr eden manzaralar her geçen gün artarak devam etmekte.
 
Bu gidişata dur demez ve bu pürkusur halimizi tersine çevirmez isek kendi kendimizi helak etmiş ve cemiyet olarak intihar etmiş olacağız.
 
Kendini manen merkeze alıp şahsiyetli duruşa haiz, cemiyeti irfan ve basireti ile kuşatarak her alanda merhamet, muhabbet, birlik ve dirlik içinde hakka ve hakikate sevk edecek lider bir neslin yetişmesine öylesine ihtiyaç olduğunu etrafımızı saran gazetelere, dergilere ve medyanın tüm alanlarına baktığımızda görmemiz mümkün; Cemiyetin meselelerini mütalaa edecek ve cemiyete hakikati hak şekilde sunabilecek kelam ve kalem ehli adamlarımız her geçen gün azalıyor. Farkında mıyız?
 
Resul-u Ekrem’in mirası kürsüde, kendini anlattığı hakikatten azade görür edası ve kurtarıcı üslubu ile konuşanların farkına varmadan kadim dinlerin ruhbanları gibi nasıl sekülerleştiğinin farkında dahi olmayışı; açığımızın her geçen gün büyüdüğünü ortaya koymaktadır.
 
Biz şayet her alana hakikati sunabilecek kalem ve kelam ehli bir nesil için acil yol almaz isek din adına ortaya çıkmış popüler kültürün esiri olmuş kişiler elinde neslimizin kaybolması kaçınılmaz olacaktır.
 
Kürsüden medyaya, rahleden amfilere, fertten sokağa her alanda hakikatin izinde ve hakkı ifade edip hakikate sevk edecek yazarlara, mütefekkirlere, alimlere ve kürsü erbabına ihtiyacımız var.
 
Kendi düşünce hayatının özünü idrak edip ümmeti kasıp kavuran düşünceleri de kılcallarına kadar anlayıp cemiyeti kendi hakikatinden besleyecek Kelam ve Kalem ehli gençler için geç kalmamak gerekiyor.
 
Özelde ülkemizden hareketle İslam dünyasını kasıp kavuran modern ve selefi düşünce; kadim eserlerimize yönelik tahkik çalışmaları, medya, para ve basiretsiz ilim erbabı ile milletimizi teslim almakta ve her alana sızmaktadır.
 
Bu akım ile ötekileştiren, yerli ve milli duruşu tesis edemeyen üsluplara her geçen gün bir yenisi eklenmektedir.
 
Bu gidişatı tersine çevirmez isek gelecekte bu toprakları bize vatan kılan ruhumuzdan ve manamızdan eser kalmayacağı için millet olmanın mefkûresini de yitirmiş olacağız. Dersten önce derdini öğretecek, özgüven verecek şekilde bu eğitim modeli üzerinde kafa yormak zorundayız.
 
Arifan Külliyesi, önümüzdeki 2019 EYLÜL AYI kayıt döneminde yerli ve milli duruşumuz adına model olacak bir çalışma ile öğrenci kabullerine başlamaktadır.
 
Arifan Külliyesi hedefinde; ilmî ve fikrî keyfiyete haiz, aksiyon ehli, fedakar, dünyayı elinin tersi ile itip ülkesini ve ümmeti kendine tercih edip, KADİM KAYNAKLARIMIZDAN beslenen medrese müfredatının yanında eş zamanlı fikriyat müfredatını tüm yönleri ile harekete geçirip birbirine mezcederek; hakikatin mensubu olmanın gereği inancında ve düşüncesinde yakîni yüksek, kendi kaynaklarına cesurca dalabilen, insanı esir alan modern hurafelerden ve bakış açılarından, özümüze dönmeye mani modern uydurmalardan, derinliksiz kavram telakkilerinden uzak ve tarihi müktesebatı ile hakikati haykırabilen öncü bir kuşağın nasıl yetiştirebileceğinin temellerini atmak istemektedir.
 
Arifan Külliyesi, sahip olduğu imkanları ve gayretini de bu mecalde ilmen ve fikren yerli ve milli bir aklın ve gayretin tesisi için kullanmak gerektiğine inanmaktadır.
 
Bu nedenle Arifan, önce kurucu kaynaklarımızla doğrudan irtibat kurmamızı sağlarken İmam-ı Maturidi ekseninde ve Anadolu’nun irfanında zihnî ıslahı tesis ederken bir yandan da başka medeniyetlerin, kültürlerin ve düşünce geleneklerinin kurucu akımlarıyla ve kişileriyle temas kurmalarını imkân tanıyacak bir yolculuğa çıkmış durumda. İlim tahsil ederken bir yandan da ümmetin ve ülkenin sancılarını kendine dert edinen gençlerimizle birlikte yeni dönemde yeni bir nefes yeni bir heyecan ve aşkın bir gayret adına öğrenci alımlarında seçici davranılacaktır.
 
Programlara katılacak kardeşlerimizden tek beklentimiz:
 
Ülkesinin manevi ve milli varlığını kendine tercih ederek ümmetin dertlerini dert edinip, yerli ve milli duruşumuzun muhafazasına çalışıp Anadolu İrfanı eksenli yaşamak ve Horasan’ dan beslendiğimiz bu ruhu ve yaşamı sunmak, cemiyetine, milletine ve vatanına sadık erbab-ı ilim olup medyada, kürsüde, sokakta velhasıl hayatın her alanında fıkıhtan fikre, inançtan sosyolojik ihtiyaçlara varana her konuda öncü nefer olmayı kendine hedef ve gaye edinmiş olmak.
 
Yeni dönemde ulvi gayeler ve içerikle mücehhez kılınmış ilmi ve fikri ders halkalarımıza sadece 100 GENÇ kabul edilecektir.
 
Sunacağımız eğitim ve yurt hizmetleri vakfımız tarafından karşılanmakta olup ÜCRETSİZDİR. 
 
İlahiyat Fakültesi öğrencileri ve hafızlığını tamamlayanlar mülakatsız kabul edilmektedir.
 
Selam ve muhabbetle.
 
Ömer Faruk AKKAYA 2019
SİVAS