Oruç ve Zekat Ahkamı - 8

BİR SORU BİR CEVAP
 
BİNALARA ZEKAT GEREKİRMİ
(YATIRIM AMAÇLI MALLARIN HÜKMÜ) 
 
Sivas’tan Ömer KAPICIOĞLU beyin soruları.
 
İKİNCİ SORUNUZ:
 
Ayrıca satmak için yaptığım binalarımda zekât durumu nedir? Bu binaların zekatını vermem gerekir mi ve nasıl hesaplanacak?
 
لا زكاة في دور السكنى وثياب البدن و أثاث المنزل و دواب الركوب و سلاح الإستعمال ، فإن كانت هذه الأشياء للتجارة تفرض فيها الزكاة إذا بلغت نصابا،
 
 
“Oturulan evlere, giyinilecek elbiselere, ev eşyalarına, bineklere, kullanılan silahlara zekat farz değildir. 
Ancak bu şeyler şayet satılmak üzere elde edilmiş ise bunların değerleri de nisaba ulaşmış ise zekatlarının verilmesi farzdır.” 
 
(et-Teshilu’z-Zarûrî li Mesaili’l-Kuduri, c. 1. s. 115.) 
 
Bu fıkıh metnimizden hareketle şunları ifade etmek gerekir. Her şeyden önce zekât bir ibadettir ve Allah Teala emrettiği için yapılır. 
 
Bizlere rehber olan asr-ı saadetten ve sonrasında ki İslam nizamının hâkim olduğu dönemlerdeki yaşanan öncü hayatlardan öğreniyoruz ki; Müslüman, zekât vermemek için değil bilakis daha fazla infakta bulunmak için gayret eden cömert kişidir. 
 
Ancak yaşadığımız dönemde maalesef zekât vermeyen ve vermemesine de; elinde ticaret malının bulunmadığını bu nedenle zekâttan muaf olduğunu beyan eden bazı müslüman kardeşlerimize tesadüf etmekteyiz. 
 
Öyle ki kalbindeki niyeti gizlemekle zekât verme sorumluluğundan kurtulacakmış gibi davranan olduğu gibi, hakikaten samimiyetinden konuyu sormaya çalışan gayretli kardeşlerimizi de görmekteyiz. 
 
Kul ibadetini Rabbine yapmaktadır. Kalplerden geçene bilen Allah Teala’dır. 
 
Bu hatırlatmadan sonra kişi bir malı alırken niyetinin ne olduğu zekât konusunda çok önemlidir. 
 
Şayet; aldığı herhangi bir malı veya akarı ilerde satmak, nakdini korumak veya aldığı akar üzerine binalar yapıp sonra satmak niyeti ile almış ise her halükarda zekatını her yıl vermek zorundadır.
 
Bu girişten sonra şunu dikkat etmenizi istiyorum;
 
Bir mala zekâtın gerekip-gerekmeyeceği kişinin o malı elde ettiği anda açık niyetine veya yaptığı akdin çeşidine göredir. 
 
Yani kişi şeklen ticaret akdi yaparken “ben kalbimden ticarete niyet yapmadım” demesine itibar edilmez. 
 
Bununla birlikte ileride satmak, parasının değerini korumak, sermayesini artırmak veya aldığı şeyi başka bir mala çevirip satmak için aldığı her türlü mal; ister taşınır olsun ister taşınmaz mallar olsun her hâlükârda zekatını vermesi kendisine farzdır. 
 
Bir malı alırken yaptığımız niyetin önemine binaen; sorunuz olan binalar üzerinden üç ayrı fetva ortaya çıktığını bariz şekilde size anlatmak isterim.
 
Sahip olduğumuz evde 3 ayrı fetva ortaya çıkabilir. 
 
Nasıl mı? Şöyle:
 
BİRİNCİ DURUM: 
 
Bir mümin herhangi bir evi oturmak niyeti ile; asli ihtiyacı için aldıysa hiçbir şekilde zekât gerekmez. 
 
Bu eve zekât gerekmediği gibi daha öncede beyan ettiğimiz gibi başını sokacağı her hangi bir evin asgari değerine ulaşacak miktara kadar biriktirdiği paraya da zekat gerekmez. 
 
İKİNCİ DURUM: 
 
Bir binayı veya bir daireyi ileride satmak için değil de kendisine KİRA geliri sağlaması için aldıysa bu durumda evin değerine değil kira gelirlerinde şartları yerine gelirse zekât mevzu bahis olur. 
 
Ancak niyeti ileride bu evi satmak ise bu durumda da hem evin değerine hem de satacağı zamana kadar ki kira gelirine zekât gerekecektir. 
 
ÜÇÜNCÜ DURUM: 
 
Bir binayı satmak, parasının değerini korumak, üzerine katlar ekleyip sonra satmak için aldıysa bu hallerin tamamında BİNANIN değeri üzerinden zekatını vermek kendisine farz olur. 
 
Yani yatırım amaçlı alınan mallar ZEKÂTA tabidir. 
 
Üç ayrı durum üzerinden farklı fetvaların ortaya çıkacağı hususunu sizler diğer binek, ev eşyası ve elbiseler içinde uygulayabilirsiniz. 
 
Yani bu malları ilk almakta ki niyet ne ise hüküm ona göredir. 
 
Selam ve dua ile..