Oruç ve Zekat Ahkamı - 3

ZEKAT AHKAMI
 
ZEKATI GEREKMEYEN MALLAR
 
SORU: 
 
(Sivas’tan Serdar A. beyin sorusu)
 
Zekâta dahil edilmeyen yani zekât verilmeyecek aslî ihtiyaçlar denilen şeyler nelerdir? Hangi şeyler zekâttan muaftır? Ben al-sat yapıyorum. Bu nedenle satmak için aldığım aracın zekatını vermem gerekir mi? 
 
Allah Teala’nın adıyla…
 
Zekat’ın tarifinde ve ahkamı içinde açıkça beyan edilen; “aslî ihtiyaçlardan başka şeyler için zekât verilir. Aslî ihtiyaç olan mallara zekât gerekmez” cümlesinde zikredilen ‘Havâic-i Asliyye’ (asl-i ihtiyaçları) nasıl anlamamız gerektiği müçtehitlerimiz tarafından açık açık beyan edilmiştir.
 
Aslî İhtiyaç: 
 
Kişinin yaşamını devam ettirmek için zorunlu ihtiyaç duyduğu metalar olup bunlar kişiden ve kişiliğinden zararları kaldırıcı, kişinin bedenini ve şahsiyetini helakten koruyucu nimetlerdir.
 
Diğer bir ifade ile; hayatta insan gibi yaşam adına ihtiyaç olunan dünyalıklardır. İnsan bedenini korumakla mükellef olduğu gibi üzerinde başkasına ödemek zorunda olduğu herhangi bir hakkı ödemekten de mükelleftir. İşte bu sorumluğunu yerine getirince kişiliğini hem hak katında ve hem de insanlar nezdinde koruma yoluna girmiş olur. 
 
Bu nedenle ödenmesi gereken borçlar da aslî ihtiyaçtan kabul edilmiştir. Bu esaslar dışında olan her şey zekâtı ödenmesi gerekli dünyalıklardır. 
 
 
Kemal b. El-Hümam, es-Sivâsî rahmetullahi aleyh Fethu’l-Kadir’de konuyu şöyle izah etmektedir: 
 
)وَلَيْسَ فِي دُورِ السُّكْنَى وَثِيَابِ الْبَدَنِ وَأَثَاثِ الْمَنَازِلِ وَدَوَابِّ الرُّكُوبِ وَعَبِيدِ الْخِدْمَةِ وَسِلَاحِ الِاسْتِعْمَالِ زَكَاةٌ (لِأَنَّهَا مَشْغُولَةٌ بِالْحَاجَةِ الْأَصْلِيَّةِ وَلَيْسَتْ بِنَامِيَةٍ أَيْضًا، وَعَلَى هَذَا كُتُبُ الْعِلْمِ لِأَهْلِهَا وَآلَاتُ الْمُحْتَرَفِينَ
 
 
“Oturulan evlerde, bedeni örtecek elbiselerde, ev eşyalarında, binilen bineklerde, hizmet için olan kölelerde, kullanılan silahlarda zekât yoktur. Çünkü; bunlar aslı ihtiyaçlar ile meşgul edilirler ve (ticaret için olmadıkça zekâtın şartlarından olan) nâmî (değerini koruyucu veya değer kazanıcı da) değildirler. Bu izaha binaen; ehli için kitaplar ve her sanat (iş) ehlinin sanatı (işi) için bulundurduğu aletlerde de zekât yoktur.” 
 
(Es-Sivâsî, Fethu’l-Kadir, c.2. s. 172; )
 
 
Zeynü’d-Din ibn Nüceym el-Hanefî, El-Bahru’r-Râik’te konuyu şöyle anlatmaktadır: 
 
وَشَرَطَ فَرَاغَهُ عَنْ الْحَاجَةِ الْأَصْلِيَّةِ ؛ لِأَنَّ الْمَالَ الْمَشْغُولَ بِهَا كَالْمَعْدُومِ وَفَسَّرَهَا فِي شَرْحِ الْمَجْمَعِ لِابْنِ الْمَلِكِ بِمَا يَدْفَعُ الْهَلَاكَ عَنْ الْإِنْسَانِ تَحْقِيقًا أَوْ تَقْدِيرًا فَالثَّانِي كَالدَّيْنِ وَالْأَوَّلُ كَالنَّفَقَةِ وَدُورِ السُّكْنَى وَآلَاتِ الْحَرْبِ وَالثِّيَابِ الْمُحْتَاجِ إلَيْهَا لِدَفْعِ الْحَرِّ أَوْ الْبَرْدِ وَكَآلَاتِ الْحِرْفَةِ وَأَثَاثِ الْمَنْزِلِ وَدَوَابِّ الرُّكُوبِ وَكُتُبِ الْعِلْمِ لِأَهْلِهَا فَإِذَا كَانَ لَهُ دَرَاهِمُ مُسْتَحَقَّةٌ لِيَصْرِفَهَا إلَى تِلْكَ الْحَوَائِجِ صَارَتْ كَالْمَعْدُومَةِ كَمَا أَنَّ الْمَاءَ الْمُسْتَحَقَّ لِصَرْفِهِ إلَى الْعَطَشِ كَانَ كَالْمَعْدُومِ وَجَازَ عِنْدَهُ التَّيَمُّمُ
 
 
“Zekât için aslî ihtiyaçlardan arta kalan olmasını şart kılmıştır. Çünkü aslî ihtiyaçlar ile meşgul olan mallar yok hükmündedir. İbn Melek’in Mecme’ şerhinde aslî ihtiyarlar şöyle açıklanmıştır: 
 
“İnsanın helakını hakikaten veya takdiren ortadan kaldıran şeyler asli ihtiyaçtırlar. Takdiri olarak helakı kaldırana örnek: borçlar gibi, hakikaten helakı kaldıranlara örnek ise: nafakalar, oturulacak evler, savaş aletleri, sıcak veya soğuk defeden elbiseler, mesleki aletler, ev eşyaları, binekler, ehli için kitaplar. Bu nedenle bir kişinin yanında işte bu ihtiyaçları karşılamaya sarf etmeye ancak yetecek dirhemleri (paraları) olsa bu para (şer’an) yok hükmündedir. Bu durum aynen; susuzluğu ortadan kaldırmaya yetecek suyun yok hükmünde olup teyemmümün caiz olması gibidir.” 
 
(ibn Nüceym, el-Bahru’r-Raik, c. 2. S. 222; ibn Abidin, Reddu’l-Muhtar, c.3. s. 212.)
 
Maddeler halinde aslî ihtiyaçlar: 
 
- Kişinin oturmak için satın aldığı evine zekât geremez. Satmak için alınan evler aslî ihtiyaç olmayıp; ticaret malıdır. 
 
Hiç evi olmayan bir kişinin ev almak için biriktirdiği parada; insan olarak ihtiyacını gidecek derecede ki bir evi satın alacak ev miktarına kadar biriktirdiği paraya zekât gerekmez iken daha lüksü için biriktirirse burada hüküm değişir.
 
İhtiyaç olunan bir ev için biriktirdiği para ile hac için biriktirdiği parada zekât açısından hüküm farklığını meydana getiren şey yaşamın zarureti ile alakalı olup olmamasıdır.
 
Hac İslam’ın rükünlerinden bir rükündür ama bedenin yaşamı için bir zaruret değildir. 
 
- Giyineceği elbiselerden sebep zekât gerekmez.
 
- Bineklere, pahalı da olsa zekât gerekmez. Şayet bir kişi al-sat yapıyor ise burada niyetine bakılır. Yani niyeti ticaret olup satış zamanına kadar biniyor ise bu durumda yine zekât verilmesi gerekir.
 
- Her bir mesleğin kendi demirbaşları ve aletlerinde zekât gerekmez.
 
- Savaş aletlerine zekât gerekmez.
 
- Ev eşyalarına zekât gerekmez. Altın ve gümüşten imal edilmiş ev eşyaları bunun hilafınadır. 
 
- Borç için ayrılmış bir paraya ve ödemesi gereken nafakalara zekât gerekmez.
 
- Ticareti yaptığı dükkâna veya üretim yaptığı fabrika binalarına zekât gerekmez. 
 
Zira bunlar ticaret için zorunludur. 
 
Ancak satış için veya nakitlerini muhafaza için satın aldığı ve hazırladığı taşınmazlar böyle değildir, onlar ticareti yapılan birer metadır, zekatının verilmesi zorunludur.
 
Kâsânî’nin ifadesi ile “asli ihtiyaç için muhtaç olunan mal sebebiyle kişi zengin olmaz ve bunlar zekât verilecek bir nimette sayılmaz. 
 
Çünkü aslî ihtiyaç için muhtaç olunan miktar ile hayatta var olmanın ve bedenin kıvamının zaruri ihtiyaçları olduğundan bunlar nimetlenmek hasıl olmuş olmaz.” (el-Kâsânî, Bedai’u’s-Sanâi’, c.2. s.19)
 
HÜLASA OLARAK: 
 
Bir meta şayet aslî ihtiyaç niyetiyle satın alınmış ise: bu malda zekât yoktur. Ancak bu metalar aslî ihtiyac için değil de satıp para kazanmak için yani; ticaret için alınmış ise hüküm tamamen değişir ve kişi her birinin zekatını ödemek zorundadır. (bk. el-Kasânî, Bedai’u’s-Sanâi’, c.2. s.19.)